99,5 Yıl: Zengezur’da Satranç Tahtası Yeniden Kuruluyor

Bir coğrafyanın kaderini, bazen tek bir imza belirler. Zengezur Koridoru, yıllardır haritalarda çizilen, toplantı salonlarında tartışılan, ama asıl anlamını gelecekte kazanacak bir hat. Şimdi bu hattın 99,5 yıllığına ABD’ye geçmesi konuşuluyor.

99 yıl… Bu, bir neslin değil, üç-dört neslin hafızasını kapsayan bir süre. Hong Kong’un İngiltere’ye devrini hatırlayın; nasıl ki kâğıt üzerinde geçici görünen bir düzenleme, fiilen uzun süreli bir etki yarattıysa, burada da benzer bir tablo karşımıza çıkabilir.

Peki Türkiye için ne anlama gelir? Öncelikle, Türk dünyasına açılan doğrudan kara kapısının anahtarının başka bir elde olması, kendi oyun planımızda ciddi bir kısıtlama demek. ABD, bu hattı yalnızca bir lojistik koridor olarak görmeyecek; ticareti, enerjiyi, hatta siyaseti buradan yönlendirecek. İran bundan rahatsız olacak, Rusya denge arayışına girecek, Ermenistan ise hem kazanç hem baskı arasında kalacak.

Ama asıl mesele şu: Biz, bu satranç tahtasında oyunu izleyen mi olacağız, yoksa hamle yapan mı? Koridorun işletme koşullarına, transit haklarına, güvenlik düzenlemelerine masada dahil olmak, Türkiye’nin varlık nedenidir. Aksi hâlde, haritada bize en yakın olan yol, zihniyet olarak bize en uzak hâle gelebilir.

Son söz: Coğrafya, yalnızca sınır çizgileriyle değil, kimlerin hangi anahtarları elinde tuttuğuyla da şekillenir. Zengezur’un anahtarı elimizde mi, yoksa cebimizde boş bir anahtarlık mı kalacak, işte asıl soru bu.

Vahit Sunar
Ekonomi ve Strateji Yazarı