“İftardan 1 Saat Önce ya da Sonra Trafiğe Çıkmayın”

Trafikteki Yanlışlar Düzeltilebilir Mi?

Trafik hayatımızın ayrılmaz bir bölümüdür. Büyük şehirlerde yaşayan insanlarımızın çoğu vakitleri trafikte geçmektedir. Trafiğe çıkmadan yaşamak neredeyse mümkün değil. Trafik akışının içinde yaşamak zorunda kalan bizlerin günlük hayatımızda gördüğü, bizleri yakından ilgilendiren birçok trafik yanlışlarıyla birlikte yaşamaktayız. Yaya olarak veya araba kullananlar olarak bunları yakından görmekteyiz. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz.   

Araba farlarının renkleri, sarıdan beyaza doğru dönmeye başladı. Beyaz renkli far ışıkları, karşı taraftaki sürücülerin hatta yayaların bile gözlerini rahatsız etmektedir. Beyaz ışıkların bir de led ışık olduğunu düşünün ve gözlerinize nasıl yansıdığına dikkat edin ? Gözünüzü alıyor mu, almıyor mu? Kaza yapmaya neden olur mu, olmaz mı ? Aynı şekilde arabaların arkasındaki stop ve fren lambalarına da bakarsak, bu ışıklar da led kırmızı ışığa doğru gittikçe arttığını görmekteyiz. Bu ışıkların hepsi fabrika üretimi mi, yoksa sonradan mı değiştiriliyor ? Bu kuvvetli led ışıklar da sürücülerin gözlerini rahatsız etmektedir. Normal kırmızı ışıkların sayısı gittikçe azalmaktadır.

Farların ışık şiddeti, sol veya sağ olarak bakıldığında biri kuvvetli diğeri zayıf olarak karşı tarafı çok rahatsız etmektedir. Bazı arabaların ise tek farı yanmakta iken trafikte yol aldığını görmekteyiz. Bu durumda sanki, karşıdan iki tekerlekli motor geliyormuş gibi oluyor. Böyle olunca karşı tarafı tehlikeli bir şekilde aldatmaktadır. Bu durumdaki araçlar her an çarpışabilir. 

Bazı yollarda düşey ve yatay işaretler arasında uyumsuzluklar bulunmaktadır. Örneğin, şehir içi yollarda belediyeler tarafından yapılan beton, asfalt veya plastik kasislerin olduğu yerlerde düşey işaret olarak kasis işaretinin olduğu levhaları göremiyoruz. Bazen de bu uygulamanın tam tersini görmekteyiz.

Şehir içi ve şehir dışı yollardaki yatay çizgilerin, yaz aylarında ve özellikle kış aylarında mutlaka kurallarına göre çizilmesi gerekmektedir. Karlı ve karanlık durumlarda bu yatay çizgilerin çok faydası olmaktadır. Bazı yollarda bu çizgileri göremiyoruz. Özellikle kar yağışının çok olduğu yolların iki tarafındaki kedi gözü dediğimiz işaret direklerinin de eksik olduğunu görmekteyiz. Bunların da takiplerinin yapılıp eksiklerin giderilmesi gerekmektedir.

Yerleşim yerlerinden geçen çift şeritli duble yollarda üst geçit veya alt geçit olmasına rağmen hız sınırı 50 km olarak yazmaktadır. Hatta, bazı otobanlar da bile bu hız sınırını görmekteyiz. Böyle yollardan yayaların karşıdan karşıya geçmesi zaten yasaktır. Yerleşim yerinden geçen bu yollardaki hız sınırının 50 km olması trafiği çok yavaşlatmaktadır. Bu yollardaki hız sınırının yeniden gözden geçirilip, arttırılması gerekmektedir. Bunların dışında yollarda yapılan tamiratlar sırasında hız sınırını düşüren levhaları görüyoruz. Çalışma sırasındaki bu sınırlamalar normaldir. Fakat, çalışmalar bittikten sonra bu işaretlerin yerinde unutulduğunu görüyoruz. Bu durum, trafiğin gereksiz yere yavaşlatılmasına neden oluyor. 

Keskinliği çok olan, neredeyse 90 dereceyi bulan bazı virajlarda 5’li ok işaretinin olduğu levhalar olmalıdır. Bazı virajlarda ise 3’lü ok işareti olması gerekirken 1 ok işaretinin bulunduğu yanlış levhaları görmekteyiz. Bu yanlış işaretlemelerin de bir an önce düzeltilmesi gerekmektedir.

Tünellerin üzerinden geçen şehiriçi ve şehirlerarası yolların kenarlarındaki koruyucu bariyerlerin tek kuşak şeklinde olduğunu görüyoruz. Yüksek olmayan yollardaki bu durum normaldir. Fakat, yüksek olan yollarda veya altından tünel geçen yolların kenarındaki koruyucu bariyerlerin iki kuşak halinde ve daha kuvvetli olması gerekmektedir. Arabaların bu kesimlerdeki kuşaklara çarpması halinde aşağıya uçması, tünelden geçen arabaların üstüne düşmesi işten bile değil !

Bu yanlış uygulamaların aza indirildiği, yollardaki hatalı işaretlemelerin düzeltildiği, trafik kazalarının daha da azaldığı günleri görmek dileğiyle…